December 17th, 2008, Yazar: 5ml,
Kategori: Merak, Hayatın içinden | Kalıcı Link | Yorum ekleyin »
Son zamanlarda artan sınavlar, projeler, ödevler ve raporlarla yükseliÅŸe geçen kahve tükemimiz kahveyi yakından tanımamızı saÄŸladı. Her geçen gün bünyede bir önceki gün yarattığı etkiye ulaÅŸmak için daha fazla, daha fazla kafein almak gerekse de sevdik biz kahveyi. Ama gel gör ki kahveye eklenen coffe mate’in kötü bir huyu var. Aslında ÅŸekerin kötü bir huyu da denebilir ama bu suçu paylaÅŸtıkları kesin. Sorun ÅŸu: kahve&coffee mate karışımı ayarlanmış ve içine küp ÅŸekeri atılmış olan bardağımıza su eklemeye baÅŸladıkça coffe mate çökelmeye, kahve içerisinde türbülansa giren enteresan parçalar oluÅŸturmaya baÅŸlıyor. Hiç hoÅŸ deÄŸil ! Neyse. İşte şöyle yaptım böyle yaptım, derken hipotezimi ortaya atabilecek bilgi ve deneyime kavuÅŸtum (zamanla oluyo bunlar koçum, öyle hemen özenme). Evet evet, artık bilim insanı olmuÅŸtum galiba. GeliÅŸimini tamamlamış ve artık teori olan hipotezimi sunabilirdim herkeslere:
Yazının devamı »
October 2nd, 2008, Yazar: 5ml,
Kategori: Hayatın içinden | Kalıcı Link | Yorum ekleyin »
Haftalardır aklıma bişey gelmiyo bloguma yazmak için! Aslında geliyo. Hem de çok şey. Ama zamansız geliyo.
Uykum tamamen gelmeden yatıyorum yatağa, açıyorum müziğimi, ve hafif uykulu bir halde iken hayallerle karışık onlarca yazı yazıyorum aklıma. Sabah uyandığımda ise hiçbiri gelmiyo aklıma gece düşündüğüm halleriyle. O an aklıma gelmiş olan o kadar şeyi üst üste aynı kağıda yazmış gibi hissederek ve bir daha böyle birşeyi yaşamamak için o uykulu halime rağmen not alacağıma dair kendime söz vererek uyanıyorum.
Pek verdiğim sözleri tutan da biri değilim ama, neyse 
June 5th, 2008, Yazar: 5ml,
Kategori: Hayatın içinden | Kalıcı Link | Yorum ekleyin »
The Raven

Once upon a midnight dreary, while I pondered weak and weary,
Over many a quaint and curious volume of forgotten lore,
While I nodded, nearly napping, suddenly there came a tapping,
As of some one gently rapping, rapping at my chamber door.
`’Tis some visitor,’ I muttered, `tapping at my chamber door -
Only this, and nothing more.’
Ah, distinctly I remember it was in the bleak December,
And each separate dying ember wrought its ghost upon the floor.
Eagerly I wished the morrow; - vainly I had sought to borrow
From my books surcease of sorrow - sorrow for the lost Lenore -
For the rare and radiant maiden whom the angels named Lenore -
Nameless here for evermore.
Yazının devamı »